17 Aralık 2015 Perşembe

Boş

Nedir içimde varolan boşluk?
Duygularımın,hissettiklerimin doldurduğu yer boşalınca ortaya çıkar genellikle.
Sessiz,acı bir boşluktur o.
Sen konuşursun sesin pişmanlığında yankılanır.
Pişmanlık dediğime bakmayın,o boşluğa girince her şey pişmanlık olur.Yaptığın ,yapmadığın ne varsa dolar o boşluğa ve çelik bir zırh gibi/misali kaplar boşluğu .Onu bir vücut haline getirir.
Zihninin içindeki boşluk karşındadır şimdi.
Sen izlersin,dinlersin.Sesin çarpar,her çarpışta yükselir.Her hücrene yayılır boşluğun.
Doğasına karşı gelir senin gibi.
Ne kadar çok dolarsa o kadar farklı olacaktır kağıt üstünde.
Ancak içine giren her bir ses,düşünce yok olur ,varolmamış gibi.
Zamanla bildiğini sandığın her şey,düşündüğün her düşünce,hissettiğin her duygu kaybolur o çelik zırhın içinde.
Ve bilememek başlar.
Cevaplar çoktan yok olmuştur orada,zihninde bir yerde.Sorular hücum eder bu sefer sana.
Çözemezsin,anlayamazsın ve bulamazsın bir yanıt.
Yoktur çünkü bu kadar basittir aradığın tüm soruların yanıtı.
Senin için yoktur o cevaplar.Başka yaşamlarda izlerini ararsın durmadan.
Her insanda bir iz,tanıdık bir iz .Aradığın,yanıp tutuştuğun şey bu olmuştur.
Yaşadığını hissetmektir getirdiği o izlerin sana.
Sessiz ve hüzün dolu şimdi o boşluk.
Geceleri uyutmaz,fısıldar kulağına düşünce parçalarını.
Yaptıklarının ,yapacaklarının gram önemi kalmaz.
Çıkılmaz o boşluktan.
Kurtarıcın yoksa.Sevgin yoksa.Aşk yoksa.Ölüm yoksa.
Kozmos kadar alabildiğince  geniştir içi ,çabalamaktan başka neyin var ki?
Aramazsan ,okumazsan,nefes almazsan zaten neye varabilecek o eskimiş aklın,çürümüş için,
hissiz kalbin,manasız gözlerin?
Düşmemeli insan o boşluğa,sevmeli,yaşamalı.Ailesine sarılmalı.Bir dal ya da el bulmalı tutunmalı yaşama.
Geçmiş,şimdi,gelecek hiç olur yoksa.
Bunlar olmazsa zaten iki yolu vardır bu garip yolcunun.
Biri toprağa öteki göklere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder