Bahar çiçeği
Baharın gelişiyle açan ilk çiçekler kadar taze,
(Duyguların sonsuzluğu kadar ...)
Gecenin karanlığı kadar derin ,
Evrenin sonsuzluğuna batırılmış gözler
Güneşin sıcaklığı sinmiş yüreğine
Kaplar değişik bir his zihnimin içini
Binlerce ben düşünür onu
Her biri aynı duyguyla izler onu,
Yaptığım her hareketi yargılar binlerce göz,
Bahar çiçeğine zarar geleceğini düşünür biri,
Bir olur bin,bin olur on bin ve durmadan artar sesler
Yavaşça kaplar zihnimi
Binler birleşip onu verirler bana.
Bir bahar çiçeği gibi
Naif,güzel-hoş,saklı kaldığı yerden gülümser bana
Hüzünle neşe bir araya gelir yüreğimde,
Beklenen sorgu gerçekleşir aklımın her hücresinde,
Yanıtlar ,binler yanıtlar soruları
Oysa tek bir cevap gelir binlerden dünyaya
Bu da bahar çiçeğidir,
Soğuk bir havada içimi ısıtır
Tek bir ile kelime siler gerçekliği zihnimden
Tek bir kelimesi bile yankılanır boşluklarımda
Kaplar yavaşça,oranın gerçekliği olur .
17 Aralık 2015 Perşembe
Boş
Nedir içimde varolan boşluk?
Duygularımın,hissettiklerimin doldurduğu yer boşalınca ortaya çıkar genellikle.
Sessiz,acı bir boşluktur o.
Sen konuşursun sesin pişmanlığında yankılanır.
Pişmanlık dediğime bakmayın,o boşluğa girince her şey pişmanlık olur.Yaptığın ,yapmadığın ne varsa dolar o boşluğa ve çelik bir zırh gibi/misali kaplar boşluğu .Onu bir vücut haline getirir.
Zihninin içindeki boşluk karşındadır şimdi.
Sen izlersin,dinlersin.Sesin çarpar,her çarpışta yükselir.Her hücrene yayılır boşluğun.
Doğasına karşı gelir senin gibi.
Ne kadar çok dolarsa o kadar farklı olacaktır kağıt üstünde.
Ancak içine giren her bir ses,düşünce yok olur ,varolmamış gibi.
Zamanla bildiğini sandığın her şey,düşündüğün her düşünce,hissettiğin her duygu kaybolur o çelik zırhın içinde.
Ve bilememek başlar.
Cevaplar çoktan yok olmuştur orada,zihninde bir yerde.Sorular hücum eder bu sefer sana.
Çözemezsin,anlayamazsın ve bulamazsın bir yanıt.
Yoktur çünkü bu kadar basittir aradığın tüm soruların yanıtı.
Senin için yoktur o cevaplar.Başka yaşamlarda izlerini ararsın durmadan.
Her insanda bir iz,tanıdık bir iz .Aradığın,yanıp tutuştuğun şey bu olmuştur.
Yaşadığını hissetmektir getirdiği o izlerin sana.
Sessiz ve hüzün dolu şimdi o boşluk.
Geceleri uyutmaz,fısıldar kulağına düşünce parçalarını.
Yaptıklarının ,yapacaklarının gram önemi kalmaz.
Çıkılmaz o boşluktan.
Kurtarıcın yoksa.Sevgin yoksa.Aşk yoksa.Ölüm yoksa.
Kozmos kadar alabildiğince geniştir içi ,çabalamaktan başka neyin var ki?
Aramazsan ,okumazsan,nefes almazsan zaten neye varabilecek o eskimiş aklın,çürümüş için,
hissiz kalbin,manasız gözlerin?
Düşmemeli insan o boşluğa,sevmeli,yaşamalı.Ailesine sarılmalı.Bir dal ya da el bulmalı tutunmalı yaşama.
Geçmiş,şimdi,gelecek hiç olur yoksa.
Bunlar olmazsa zaten iki yolu vardır bu garip yolcunun.
Biri toprağa öteki göklere.
Duygularımın,hissettiklerimin doldurduğu yer boşalınca ortaya çıkar genellikle.
Sessiz,acı bir boşluktur o.
Sen konuşursun sesin pişmanlığında yankılanır.
Pişmanlık dediğime bakmayın,o boşluğa girince her şey pişmanlık olur.Yaptığın ,yapmadığın ne varsa dolar o boşluğa ve çelik bir zırh gibi/misali kaplar boşluğu .Onu bir vücut haline getirir.
Zihninin içindeki boşluk karşındadır şimdi.
Sen izlersin,dinlersin.Sesin çarpar,her çarpışta yükselir.Her hücrene yayılır boşluğun.
Doğasına karşı gelir senin gibi.
Ne kadar çok dolarsa o kadar farklı olacaktır kağıt üstünde.
Ancak içine giren her bir ses,düşünce yok olur ,varolmamış gibi.
Zamanla bildiğini sandığın her şey,düşündüğün her düşünce,hissettiğin her duygu kaybolur o çelik zırhın içinde.
Ve bilememek başlar.
Cevaplar çoktan yok olmuştur orada,zihninde bir yerde.Sorular hücum eder bu sefer sana.
Çözemezsin,anlayamazsın ve bulamazsın bir yanıt.
Yoktur çünkü bu kadar basittir aradığın tüm soruların yanıtı.
Senin için yoktur o cevaplar.Başka yaşamlarda izlerini ararsın durmadan.
Her insanda bir iz,tanıdık bir iz .Aradığın,yanıp tutuştuğun şey bu olmuştur.
Yaşadığını hissetmektir getirdiği o izlerin sana.
Sessiz ve hüzün dolu şimdi o boşluk.
Geceleri uyutmaz,fısıldar kulağına düşünce parçalarını.
Yaptıklarının ,yapacaklarının gram önemi kalmaz.
Çıkılmaz o boşluktan.
Kurtarıcın yoksa.Sevgin yoksa.Aşk yoksa.Ölüm yoksa.
Kozmos kadar alabildiğince geniştir içi ,çabalamaktan başka neyin var ki?
Aramazsan ,okumazsan,nefes almazsan zaten neye varabilecek o eskimiş aklın,çürümüş için,
hissiz kalbin,manasız gözlerin?
Düşmemeli insan o boşluğa,sevmeli,yaşamalı.Ailesine sarılmalı.Bir dal ya da el bulmalı tutunmalı yaşama.
Geçmiş,şimdi,gelecek hiç olur yoksa.
Bunlar olmazsa zaten iki yolu vardır bu garip yolcunun.
Biri toprağa öteki göklere.
14 Aralık 2015 Pazartesi
Yağmur
Aradığı huzuru yağan yağmurda buldu . Yaş olduğunu bildiği halde banka oturdu.Ne önemi vardı sanki yaş olmasının ya da olmamasının. Önündeki havuza baktı. Yağmur damlalarının suyla ahenkli dansını izledi.Suda kendini gördü,aradığını gördü ,bulamadığını gördü ve üzerinden geçti gitti onları unutup.
Dünyanın geçirdiği serüvenle kıyaslayınca bir an bile sürmeyecek kadar bir süre harcamıştı,bulamamıştı.Umudu kırılmıştı ,düşünceleri güneşe sırtını dönmüş ,onun ilk şüphesini beklemeye dalmışlardı.
Sessizdi akşam yağmura kadar.
Balkona çıkmıştı sıkılmıştı içeride kapalı kalmaktan,yağmur ise yeni başlamıştı,etrafı o bildik toprak kokusu sarmıştı.Tek başınaydı,yapacak bir şeyi yoktu. En iyisi dışarıda olmak dedi.Koştu umarsızca etrafta,çabuk yoruldu yine de daha fazla koşmak ve daha fazla kalmak istiyordu dışarıda.Hırkası dayanmazdı hem de telefonu almalıydı.İçinde dönmek yoktu yine de hasta olmak istememiş eve geri koşmuştu. Nefes nefese geçti yağmurdan kaçan insanların yanından. Dışarıda neredeyse kimse yoktu böyle bir havada yürümeyi seçen kimse olmaması garibine gitmişti.
Kimse bakmıyor,kimse konuşmuyor,kimse kucaklamıyor.
Uzaklardan yorgun gelen yağmuru
O açmış kollarını,göğsünü
Hasret ve özlemle karşılıyor içine düşen taneleri
Her biri yeniliyor yaşama inancını
Mutlu uyuyacak bir gün daha
Yağmura minnetini sundu karşılama ile
Ve yağmur onu güzel yerlere götürüyor
Uzun ama huzurlu bir yolculuk bekliyor bulutların boşalan cebinde...
22.04.2014
Dünyanın geçirdiği serüvenle kıyaslayınca bir an bile sürmeyecek kadar bir süre harcamıştı,bulamamıştı.Umudu kırılmıştı ,düşünceleri güneşe sırtını dönmüş ,onun ilk şüphesini beklemeye dalmışlardı.
Sessizdi akşam yağmura kadar.
Balkona çıkmıştı sıkılmıştı içeride kapalı kalmaktan,yağmur ise yeni başlamıştı,etrafı o bildik toprak kokusu sarmıştı.Tek başınaydı,yapacak bir şeyi yoktu. En iyisi dışarıda olmak dedi.Koştu umarsızca etrafta,çabuk yoruldu yine de daha fazla koşmak ve daha fazla kalmak istiyordu dışarıda.Hırkası dayanmazdı hem de telefonu almalıydı.İçinde dönmek yoktu yine de hasta olmak istememiş eve geri koşmuştu. Nefes nefese geçti yağmurdan kaçan insanların yanından. Dışarıda neredeyse kimse yoktu böyle bir havada yürümeyi seçen kimse olmaması garibine gitmişti.
Kimse bakmıyor,kimse konuşmuyor,kimse kucaklamıyor.
Uzaklardan yorgun gelen yağmuru
O açmış kollarını,göğsünü
Hasret ve özlemle karşılıyor içine düşen taneleri
Her biri yeniliyor yaşama inancını
Mutlu uyuyacak bir gün daha
Yağmura minnetini sundu karşılama ile
Ve yağmur onu güzel yerlere götürüyor
Uzun ama huzurlu bir yolculuk bekliyor bulutların boşalan cebinde...
22.04.2014
Rüya-Kabus-Hiçlik
Kozmos'un Uyanışı
Günaydın gözlerinde evreni sözlerimde yüreğimi taşıyan
Günaydın her anı ,her saniyesi ömürlere bedel kadın
İçimi rahatlatan ,şefkatini aradığım
Gözlerimin önünde göğe yükselen güneşim
Ve ben her saniyeme her düşünceme kazıyorum seni
Yıldızlı gökyüzüme işliyorum yüzünü
Bulutlarıma çiziyorum gülüşünü
Ve zihnimin duvarlarına yazıyorum adını
Güneşim,ayım,dünyam
Ah bahar çiçeğim...
Işıltılı Nokta
Gece uzun,keskin bir soğuk var içimden esen
Yıldızlar her zamanki yerlerindeler
Ama bir tanesi var ki
Bana gözlerini anımsatıyor
Peşinden gidiyorum,gözden kaybetmekten korkuyorum
Soğuktan titreyen bedenimde arıyorum onu
Yaşam dolu, ışıl ışıl bir yıldızı
Ve düşüncelerim doluşuyor aklımdaki meydana
Huzursuz,korku ,özlem kokan düşünceler...
Belirsizlik
Tüm çevre sessizliğe gömülmüş
İçimdeki sesler konuşur ben dinlerim
Direncim dayanmaz onlara
Duvarlarım erir gözlerimin önünde
Kaçamaz,kurtulamam buradan
Ölüm koklamak isterim ,sokak sokak ararım onu
Yaşam umursamayacağım kadar küçülmüştür
Saçma düşüncelerimde
Dönüp dolaşır belirsizliğimin ortasında dururum
Aidiyetsiz,hissiz,sevgisiz bir maskeyle.
Günaydın gözlerinde evreni sözlerimde yüreğimi taşıyan
Günaydın her anı ,her saniyesi ömürlere bedel kadın
İçimi rahatlatan ,şefkatini aradığım
Gözlerimin önünde göğe yükselen güneşim
Ve ben her saniyeme her düşünceme kazıyorum seni
Yıldızlı gökyüzüme işliyorum yüzünü
Bulutlarıma çiziyorum gülüşünü
Ve zihnimin duvarlarına yazıyorum adını
Güneşim,ayım,dünyam
Ah bahar çiçeğim...
Işıltılı Nokta
Gece uzun,keskin bir soğuk var içimden esen
Yıldızlar her zamanki yerlerindeler
Ama bir tanesi var ki
Bana gözlerini anımsatıyor
Peşinden gidiyorum,gözden kaybetmekten korkuyorum
Soğuktan titreyen bedenimde arıyorum onu
Yaşam dolu, ışıl ışıl bir yıldızı
Ve düşüncelerim doluşuyor aklımdaki meydana
Huzursuz,korku ,özlem kokan düşünceler...
Belirsizlik
Tüm çevre sessizliğe gömülmüş
İçimdeki sesler konuşur ben dinlerim
Direncim dayanmaz onlara
Duvarlarım erir gözlerimin önünde
Kaçamaz,kurtulamam buradan
Ölüm koklamak isterim ,sokak sokak ararım onu
Yaşam umursamayacağım kadar küçülmüştür
Saçma düşüncelerimde
Dönüp dolaşır belirsizliğimin ortasında dururum
Aidiyetsiz,hissiz,sevgisiz bir maskeyle.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)