Gün soğuk, insanlar meşgul.
Yürüdüm sokaklarda eve gideceğimi düşünmemeye çalışarak.
Zaman ayak uydurdu gündüzlerime.
Rüyama atladık beraber,oturduk zihnimin temiz bir köşesine, seyre daldık beni.
Çok konuşuyordum, dışarıda kullanamadığım kelimelerim buradaydı.
Sustuğum anlar, çekindiğim anlar hepsi yan yanaydı.
Bağırıyordum ölümü karşımdakinin yüzüne. Zihnimin derinlerine kaçmış bir düşünceydi ölüm.
Çıkarıp atılması imkansızdı benim için.
Yaşama sebebimi göremiyordum doğru dürüst yani niye yaşıyordum bilemiyordum.
Kişiliğimi düşünüyordum her boş anımda. Aklımda ideal insanı oluşturmaya çalışıyordum ama yapamıyordum .
İdeal insan nedir sizce?
Cevap verin lütfen. O boşlukta durduğum anlarda bir ses ararım .Ah! Bir ses için nelerimi vermezdim. Konuşmaz kimse ,gözleri yaşlı annesini arayan bir çocuk gibi kalırım.
Dünya kaybolur iki adımlık mesafede ,insanlar umurumda olmaz,olamaz.
Çünkü düşünce büyür, zihnime yayılır beni ve beni yaratan her şeyi temelinden kemirir.
Burada aklıma düşünce nedir gelir.
Neden düşünürüz ,neden bazı insanlar çok düşünür?
Bu yaşamındaki mutsuzluktan mı gelir yoksa eksikliğini duyduğu şeylere ulaşamayacağını bilmesinden mi? Ses? Yine yok.
Düşünceler birbirlerini kovalar sonu bitmez kış gecelerinde.
Eksiğim ,pişmanım,yarım kalmışlığım çok, yarım bırakmışlığım ise haddinden fazla.
Yaşadığım yıllar bana acımasız mı davrandı bilemem .Böyle bir bahaneye de sığınamam zaten.Hayat kafasına göre yollara saptırıyor bizi. Belki iyi biten belki kötü biten karşılaşmalar hazırlıyor bize.Bana gelince; ben iğrenç bir insanım.Bir erdemim yok,iyi yaptığım bir şey yok.
Kendime duyduğum nefret artıyor her gün. Sevemiyorum kendimi,içinde bulunduğum vücudu,kişiliğimi.Her parçamdan ayrı ayrı nefret ediyorum ki bu benim gitmeye duyduğum isteği kamçılıyor.
Kimse bilmez. Dışarıya güzel gelen şeyin içeride etkisini.
Kimse sormaz.Dışarıda iyi biri olarak gördüğü insanın içinde neler barındırdığını.
Kimse merak etmez.Dışarıdaki insanın her kelimesinde saklı olan gerçekleri.
Ben eksiklerimi görüyorum ama bunlar bana yıllar önce dost olmuş sonradan yabancılaşmış kavramlar olarak geliyor.
Kabul edemiyorum ,kendimi ikna edemiyorum .
Kabul edemeyince inkar geliyor doğal olarak. Kendime duyduğum nefret geliyor yanımıza . Bana bakıyor o koyu gözlerle. Ben ise ağlıyorum acılarıma ,gecelerime ,yalnızlığıma.
Gece bitiyor ve biz kalkıyoruz . Uyanma vakti gelmiş ama gözlerim çok ağır.
Düşüncelerim,hüznüm çökmüş üzerlerine. Ve günaydın diyor gözlerinde dünyayı ağırlamış biri.
Gözlerindeki ışık güç veriyor bizim karanlık fedaisine. Gün soğuk,insanlar aynı işte.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder