30 Ocak 2016 Cumartesi

Merhaba

Ne yapıyorsun
Sıkılıyor musun
Ben sıkılıyorum,dışarı çıkamıyorum yani bırak da sıkılayım.
Neyse niye okuyorsun ya da niye okumuyorsun bunları sormayacağım .Cevaplanmayacak sorular mezarlığına gitsin onlar.
Diğerleri gibi.
Sıktım mı :)
Konuya dönelim. Ben sıkıldım dedim. Sen sıkılma lütfen benden.
Benim tek isteğim ve tek korkum o .
Gece uzun ya. Uykum yok,gözüm kapanmıyor zaten .
Tek gözüm açık uyuyorum ,duvarlarıma çiziyorum seni usulca.
Gün ışığı çok yardım ediyor sağolsun.
O ilk ışıklar hep umutlandırır beni.
Güne iyi başlamamı emreder gizliden gizliye.
Hasta olmam normal biraz
Aranıyorum bir bakıma
Rüzgarlı günlerde koşmalar, yağmurda tişörtle çıkmalar
Sonra yüzüm yok
Yüzümün yarısı gitmiş seninle beraber.
Kapanmıyor orası şimdilik.
Ben örtüyorum anılarla üstünü.
Uyuyorum rüyalarımda bile.
Gün doğuyor ve bir saate batıyor gerçeğimde
Sarkaçları bozuk
Bir duvar saati gibi
Gitmeye çalışıyorum
Döneceğimi bildiğim yerlere.
Sessizlik.
Güne başlıyorsun sen,benim günüm yeni bitti.
Ben umutsuzum biraz bu aralar.
İnsanlara kendimi göstermeye çalışıyorum
İlgi çekmek için değil
Öyle bir amacımız olamaz
Ölürüz biz öyle olursa.
İçimiz çürür.
Tanımak istemek,yeniden bu istekle doldum.
Daha fazla görmek,daha iyi olmak
Daha fazla bilmek değil o gereksiz.
Ben iyi bir insan mıyım bilmiyorum.
Gerek de yok bilmeme. Bu soru da cehenneme lütfen.
Alalım bunu da.
Sonuç olarak :
Evde çok durmak hoş değil.Bak dışarıya oksijen dolu mis.
-Nasıl iğrenç bir son yaptıysam uykum kaçtı :( -
Gerçek sonuç ise ne olabilir ki?
Tedaviyi yöneten ilaçlar değil hastanın psikolojisidir mi
Ben iyileşmiyorum bunlarla ondan bunu düşündüm.
Yorum olarak atın diyeceğim yorum yazmayan adamlara .
Sonuç olmasa da olur demeli miyiz,olabilir .

19 Ocak 2016 Salı

Git

Yüzümün yarısı buharlaşmış,
Düşünceler sızıyor odama.
Boğuluyorum düşlerimde,gerçeğimde
-Bir gece vakti
Sızıyorum anılarımda-

Bugün karşımda
Gelecek geride kalmış
Geçmiş her daim yanımda
Bilemiyorum gideceğim yönü
Sürükleniyorum zamanda

Tek değişen günler oluyor
Ben hep aynı çirkin adamım aynalarımda
Korkak ,uzak bir adam
Kendine,dünyaya.

Kötü hafızama sığdırabildiğim 
Birkaç isimde gizliydi belki de gerçek
Belki de hepsi bir rüyaydı.
Yorgun aklımın oynadığı 
Acımasız bir oyundu gerçek
Korkakça,aptalca bir oyun.
Bana yakıştığı ölçüde.

Eşi bulunmaz kaygılar cehennemi
Beni bekliyordu her seferinde
Korkmak, yine korkmak
Korkup kalmak gecede
Sabahı görmemek,görememek.

Anlamsız bir yaşamın
İçinde kalan kırpıntılar.
Çırpınışlar,yakarışlar
Ne için,kimin için
Uykularımı yolladıklarım mı
Uykusunu çaldıklarım mı
Sessiz yine.
Ben bozuyorum huzuru,geceyi
Yaşamın ta kendisini.

Kaybolmak bir gece
Dönmemek geri
Bu mudur aradığım
Ne umuyorsun yine aptal
Güneşi olmayacak bir alacakaranlıksın sen
Yıldızlara tapacaksın onca zaman
Ulaşamayacağını bile bile.

11 Ocak 2016 Pazartesi

Sarhoş

İçkiye benzer bir şey var bu havalarda,
Sarhoş ediyor insanı,sarhoş.
                                           Orhan Veli
Ağır
İnsanlar ağır
İş,güç ile dolup taşıyor vücutları
Sevgi varken, aşk varken
Ve her kelimeye siniyor 
Üzerimize atlıyor
Gökyüzüne uçmamızı engelliyor
Oysa biz bulutların çocuklarıyız
Tüy kadar hafiftir içimizde sevda...

Bebek
Gözlerimin içine saklanmış
İki küçük bebek
Seni görüp susan
Senden sonra kaybolan
İki tatlı bebek
Ve gözlerimde
Unutuldu o iki bebek
Yıldızlarla beraber kayboldular
Sis çöktü gözlerime
Evren ağladı kaybolan iki bebeğine
Ben,ben ise baktım
Günlerinin gidişine,zamanın yok oluşuna
Baktığım gibi
Sessiz,hüzünlü, dolu.

Sarhoş
Gece güzel giyinmişti 
Sadık sevgilisi için
Kuşanmıştı yıldızlarını 
Sardı,sarmaladı onu sokaklar
Ve güneş doğmadı,doğamadı
Bir nefes,iki nefes
Yaktı sigarasını evren
Sardı dumanı dünyayı.

8 Ocak 2016 Cuma

Ay Parçası

Ay Parçası
Gökkuşağını sarmış vücudu
Dünyamı sarmış kelimeleri
Aydınlığa boğmuş beni,
Yaşadığım karanlık esareti

Sesi bir bülbül misali
Ahenkle dans eder her nefeste
Ve ben dinlerim
Duyabileceğim en güzeli.

Göz alan,kalp çalan bir melek
Her bakışında beni yok eden,
Yok ettiğini tekrar var eden,
Canlandıran içimdeki yaşamı.

Dünyama düşen bir ay parçası
Eşsiz, unutulmaz
Rüzgara esecek
Bana yaşayacak gücü veren...

1 Ocak 2016 Cuma

Sohbet

Gün soğuk, insanlar meşgul.
Yürüdüm sokaklarda eve gideceğimi düşünmemeye çalışarak.
Zaman ayak uydurdu gündüzlerime.
Rüyama atladık beraber,oturduk zihnimin temiz bir köşesine, seyre daldık beni.
Çok konuşuyordum, dışarıda kullanamadığım kelimelerim buradaydı.
Sustuğum anlar, çekindiğim anlar hepsi yan yanaydı.
Bağırıyordum ölümü karşımdakinin yüzüne. Zihnimin derinlerine kaçmış bir düşünceydi ölüm.
Çıkarıp atılması imkansızdı benim için.
Yaşama sebebimi göremiyordum doğru dürüst yani niye yaşıyordum bilemiyordum.
Kişiliğimi düşünüyordum her boş anımda. Aklımda ideal insanı oluşturmaya çalışıyordum ama yapamıyordum .
İdeal insan nedir sizce?
Cevap verin lütfen. O boşlukta durduğum anlarda bir ses ararım .Ah! Bir ses için nelerimi vermezdim. Konuşmaz kimse ,gözleri yaşlı annesini arayan bir çocuk gibi kalırım.
Dünya kaybolur iki adımlık mesafede ,insanlar umurumda olmaz,olamaz.
Çünkü düşünce büyür, zihnime yayılır beni ve beni yaratan her şeyi temelinden kemirir.
Burada aklıma düşünce nedir gelir.
Neden düşünürüz ,neden bazı insanlar çok düşünür?
Bu yaşamındaki mutsuzluktan mı gelir yoksa eksikliğini duyduğu şeylere ulaşamayacağını bilmesinden mi? Ses? Yine yok.
Düşünceler birbirlerini kovalar sonu bitmez kış gecelerinde.
Eksiğim ,pişmanım,yarım kalmışlığım çok, yarım bırakmışlığım ise haddinden fazla.
Yaşadığım yıllar bana acımasız mı davrandı bilemem .Böyle bir bahaneye de sığınamam zaten.Hayat kafasına göre yollara saptırıyor bizi. Belki iyi biten belki kötü biten karşılaşmalar hazırlıyor bize.Bana gelince; ben iğrenç bir insanım.Bir erdemim yok,iyi yaptığım bir şey yok.
Kendime duyduğum nefret artıyor her gün. Sevemiyorum kendimi,içinde bulunduğum vücudu,kişiliğimi.Her parçamdan ayrı ayrı nefret ediyorum ki bu benim gitmeye duyduğum isteği kamçılıyor.
Kimse bilmez. Dışarıya güzel gelen şeyin içeride etkisini.
Kimse sormaz.Dışarıda iyi biri olarak gördüğü insanın içinde neler barındırdığını.
Kimse merak etmez.Dışarıdaki insanın her kelimesinde saklı olan gerçekleri.
Ben eksiklerimi görüyorum ama bunlar bana yıllar önce dost olmuş sonradan yabancılaşmış kavramlar olarak geliyor.
Kabul edemiyorum ,kendimi ikna edemiyorum .
Kabul edemeyince inkar geliyor doğal olarak. Kendime duyduğum nefret geliyor yanımıza . Bana bakıyor o koyu gözlerle. Ben ise ağlıyorum acılarıma ,gecelerime ,yalnızlığıma.
Gece bitiyor ve biz kalkıyoruz . Uyanma vakti gelmiş ama gözlerim çok ağır.
Düşüncelerim,hüznüm çökmüş üzerlerine. Ve günaydın diyor gözlerinde dünyayı ağırlamış biri.
Gözlerindeki ışık güç veriyor bizim karanlık fedaisine. Gün soğuk,insanlar aynı işte.