Kalktı yatağından saate baktı, daha 7 olmuştu.Balkona çıktı.Masmavi bir gökyüzü vardı bugün. Bayılırdı maviye...
Bağırdı :-Günaydın! Aklına Eyyam'ın şarkısı geldi,ne zaman günaydın dese sözleri dolardı aklına bu şarkının. Açtı şarkıyı ,gözleri dalışa geçti o derin mavilerde.
-Hafif bir tebessüm attı geçmişinden bir ana.-
Ev sessizdi,sessizlik ona o da sessizliğe alışmıştı ama bugün bir şeyler farklıydı. Biraz yüksek bir sesle:- Eksik olan ne? Oysa her şey yerinde gibi duruyor. Bu doyumsuz his ne acaba?Hayırdır inşallah ,dedi.
Balkonda oturdu biraz daha sonra kalktı ve dışarı çıkmaya hazırlandı.
Bugün neydi diye düşündü.10 Ekim'di bugün.Eli montunun iç cebine gitti.Nerede bu lanet şey diye mırıldandı.Eski bir kağıt parçası çıkardı cebinden.
-Ah!Demek buydu ,dedi. Geçmişe küçük bir yolculukmuş meğer.
Çiçekçiye uğramalıyız ama öncelikle Ahmet'i aramalıyız . Telefonuna uzandı eli. Uzun bir sürenin sonunda açıldı telefon.Hafif uykulu bir sesi vardı Ahmet'in.
-Hazır mısın , dedi Ahmet'e.
Ahmet:-10 dakikaya hazırım,dedi.
Yusuf:-Tamam,15-20 dakikaya oradayım,dedi.
Güzel bir yerde oturuyordu,sabah koşu yolunda birkaç kişi olurdu.Gece çabuk çökerdi buraya.
Saati bilmeseniz bile şaşırtıcı bir boşluk olurdu güneşsiz saatlerde.
Otoparka yürüdü,arabanın üzerinde yine broşür vardı. Aldı broşürü torpidoya koydu.
Radyoyu açtı, Leyla The Band'in Eksik Bir Şey mi Var şarkısı çalıyordu.
Ahmet'i aldı,şarkı bitmişti ama etkisi devam ediyordu.Şarkılara sinmiş geçmişin tatlı anıları.Hafif bir dalgınlığından arkadaki arabanın kornasıyla uyandı.
Ahmet her zamanki gerginliği üzerinde ,elinde karanfille oturuyordu yanında.
Ağzını bıçak açmıyordu.Mezarlığa varınca Ahmet:-Abi ben bu sefer gelmesem.Bir garip oluyorum,dedi.
Yusuf:-Tamam,dedi.Yavaşça yürüdü mezarlığın içine...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder