Uzaktan dikkatle seyrediyordu gençleri. Belki kendi gençliğini görüyordu onlarda belki de pişmanlıkları kapısına dayanmıştı o anda. Yanındaki bayan sigarasını içiyordu.Rüzgarın getirdiği duman boğuyordu onu.
Acılarıyla,hüzünleriyle doluydu duman.Gözleri ağlamaklı olmuştu. O sırada yan tarafta oturan gence baktı.
Gençle birbirlerini izliyorlardı.Herkesin kendi dünyasına gömüldüğü o anda açılan bir kapı gibiydi genç adam.
Genç adam önüne döndü ,ciddileşmişti suratı. Yavaşça çevirdi kafasını ve caddeyi seyre daldı otobüsü beklerken. Zamanın ona yaptıkları kurcalıyordu kafasını.Sonra tekrar baktı genç adama.Bu sefer bir şey uzatıyordu. Peçeteydi uzattığı şey ama görmekten bitap düşmüş gözleri sigara zannetti.
-Yok ben içmiyorum.
Bir an duraksadı ve gençlere dönerek:
-Sakın siz de içmeyin.
Gençler yavaşça kafalarını salladılar.Belki biliyorlardı belki de bilmiyorlardı öyle bir durumda yaşayacaklarını diye düşünürken otobüs yaklaştı durağa.Ayağa kalktı ve yavaşça otobüse bindi.
Etrafını seyrederken son anda gençlerin indiğini gördü,göz kapaklarının ağırlığına daha fazla dayanamayan yaşlı gözleri kapandı yavaşça.
Yaşlı adam onu derinden sarsmıştı. Söylediklerinden çok bakışları etkili olmuş,adeta delip geçmişti bakışları vücudunu.Adamı aklından bir türlü çıkaramıyor,binlerce soru kurcalıyordu aklını.O sırada otobüsü geldi.
Ayakları ağrıyordu,yorgundu.Her zamanki gibi dışarıyı seyretmeye başladı.İnsanların suratlarına bakmak istemiyordu artık.Onların dertli,üzgün yüzlerini görmek bile neşesini kaçırıyordu anında.İnsanlığa olan inancı eriyip gitmişti yavaşça.
Bir ara oturabildi ama yaşlı birini görüp yer verdi.O sırada o adamı gördü.Yılların acımasızlığı yüzüne oturmuş
düşmanca,soğuk bakışları olan adamı.
Kafası hafif kelleşmiş ve kafasının üzerindeki üç kırmızı nokta görünür olmuştu.Dikkatini çekmemeye çalışarak inceledi adamı yavaşça.
Tozlu pantolonu,yıpranmış ayakkabısı onun sanki hayatta çok çalıştığı halde bir takım talihsiz olayların kurbanı olduğunu işaret ediyordu. Kımıldandı biraz ayakları rahat vermiyordu.Her sarsıntıda düşmemek için büyük bir efor sarf ediyordu. Binlerce kez geçmişti bu düşünce kafasından.Kendini bırakmak,kaldırımla bir bütün olmak.Ancak yapamıyordu birçok kez kıyısından dönmüştü.Henüz değil diyordu bir ses içinden.Durağına gelmişti,adam ise çoktan inmişti.Düğmeye bastı incitmeye korkarak.Kapı açıldı,boşluğa doğru bir adım attı ve hafif sendeleyerek yürümeye başladı.
Bahar geliyordu ancak hayalleri sonbaharda yitip gitmişti.Bir sürü karar almış,sonra vazgeçmiş ve aynı kararları alması gerektiğini tartışmıştı kendisiyle uzun gecelerde. Hayata olan ilgisi mumun alevi gibi bir anda kaybolmuş,rotasını kaybetmiş bir gemi gibi nereye gideceğini bilmeden yol alıyordu zamanın hızlı akan nehrinde.Akşamlarını yürüyüşe ayırıyordu çoğunlukla ama yürümekten çok yavaşça uykuya dalan şehri seyrediyordu karanlığın tam ortasından.
Gözlerini kapadı, adam yanında oturuyordu.Eski bir dost gibi selamladı onu,hal hatır sordu.Bunları yarım kalmış birkaç hikaye takip etti. Yavaşça yüzüne baktı,aynı bakışı gördü gözlerinde. Duygulanmıştı,ağlamamak için kendini zor tutuyordu.Sonra adamın elini hissetti omzunda.Ağla çocuğum rahatlarsın diyordu adeta hareketleri. Gözlerinden süzüldü yaşlar buluştu elleriyle.Yavaşça kalktı adamın yanından.Kaybettiği her şeyi geri kazanabilme umudu sarmıştı etrafını.Farkındaydı bunun kalıcı olamayacağının yine de aldırış etmedi.Son kez baktı adama umut dolu gözleriyle. O da bakıyordu,gurur dolu bir bakışı vardı bu sefer gözlerinde.
9 Nisan 2014 Çarşamba
6 Nisan 2014 Pazar
Eğer...
Görememek,görmekten
daha fazla anlam içeriyorsa
Parıltılar
kaybolmuş,hüzün başrolü kapmışsa hayatımızda
Zaman denen
nehrin önü taşlarla kapatılmışsa
Yapaylaşmış,kendine
yabancı olmuş biri olmuşsak fark edemeden
Hisler ve
duygular yabancıysa kalbe artık
Gitmek
kelimesi anlam kabını taşırmışsa iyice
Söyle
sevgili ne yapmalı bu hayatta?
Kaybolmuşsak
derin kuyularında hayatın
Duygular
yitirmişse güçlerini
Atan bir
kalbe gerek var mı sevgili?
Biz zaten
ölmüşüz derinden.
Senden
uzakta huzur ararken
Gözlerim bir
gün daha görmeye dayanamazken
Beklerim
güneşin batışını
Tepeleri son
kez selamlayışını
Ve uyanırım
dikenlerin üstüne kurduğum yatağımda.
Gözlerimi açmak istemem
Çünkü bilirim yoksun yanımda
Yine de bekler içimdeki çocuk bıkmadan
Çünkü bilirim yoksun yanımda
Yine de bekler içimdeki çocuk bıkmadan
Gözlerinde
kaybolacağım tek kişiyi…
Kaydol:
Yorumlar (Atom)