24 Kasım 2013 Pazar

Yumurta

Merak ediyordu,heyecanlanıyordu ne zaman dışarıdan konuşulsa.
Yumurta daha ilk zamanlardan beri etrafının nasıl olduğunu merak etmekteydi. Tavuklardan duyduğu kadar ki ,neredeyse her zaman tavuğun altındaydı,dışarıda tertemiz bir dünya vardı. Bir hafta sonra beklenen gün geldi. Yumurtaları tek tek topladılar. Korktu ama belli etmedi bizim yumurta. Acaba görebilecek miyim dışarısını diye düşünürken etrafı sallanmaya başladı.Sakar bir el onu düşürmüştü  ve maalesef kabuğu kırılmıştı;kırıklardan içeri ışık süzülerek girmişti. Yumurta son saniyelerinde bile olsa kapının açıklığından yemyeşil yerleri gördü ve yumurta öldü.

Çocukluk

1,2,3,4... Devamı kalmadı artık.
Çocukluğumuzda her yolun ortasında,her evin önünde hatta toprak yerlerde bile vardin.
Artık neredesin seksek? Gözlerimizin önünden bu kadar çabuk mu gidecektin? Bir elvedayı da mi hak edemedik onca yıl boyunca? Neyse yolun açık olsun ama bir gözüm hep seni arıyor yerlerde...

Sokaklar

Gün başlamıştı ama sokak hala uyuyordu. Dışarıdan bakıldığında huzur dolu ancak içerisi bilinmeyen gizemlerle dolu...
Yavaş yavaş,sokağı hafızasına kazıyarak yürüyordu. Yerde kesilmiş bir ağacın kökünü gördü. Düşündü  ağaca bunu yapan onun neden kökünü de kesmedi?
Neden ağaca böyle bir sonu uygun gördü... Sokağın hikayesini merak etti ve sonra fark etti,sokak çoktan onu unutmuş ve arkasında bırakmıştı. Sokağa elveda dedi ve yoluna devam etti.